|
zeynebMİSALİ
|
 |
« : 24 Haziran 2009, 16:56:44 » |
|
Bismillahirrahmanirrahim
İmamet, Nübüvvet gibi Kuran-ı Kerimde önem verilmiş İlahi bir makamdır. Kuran-ı Kerim Nübüvvet makamı gibi İmamet makamına da Ayetlerde işaret etmiştir. Hatta peygamberlerin bazı sınavlardan geçtikten sonra imamet makamına ulaştığı ayetlerle açıklanmıştır. Buna örnek olarak Hz. İbrahim(a.s) kıssasını gösterebiliriz:
"Rabbi İbrahim'i bir takım emirlerle denemiş, o da onları yerine getirmişti. Allah, "seni insanlara imam kılacağım" demişti. O "soyumdan da" deyince, "zalimler benim ahdime erişemez" buyurmuştu."(Bakara-124)
Hz.İbrahim(a.s) çeşitli imtihanlardan sonra İmamet makamına ulaşmıştır. Soyumdan da deyince Allahu Teala ''ahdim zalimlere erişmez'' yani Hz. İbrahim(a.s) gibi olmayanlar bu makama ulaşamazlar. İmtihanlar (Hazretin ateşe atılması, ailesini çölde bırakması, Hz. İsmaili kurban etmek istemesi) sonucunda nübüvvet makamından imamet makamına ulaşmıştır. Buradanda anlaşılmaktadır ki İmamet makamı Nübüvvet makamında aranan şartlardan daha ağır şartlar gerektirmektedir.
Kuran-ı Kerimde Hz. Davut(a.s) kıssasında baktığımızda Allahu Tela şöyle buyurur:
"Ey Davud! Biz seni yeryüzünde hakim kıldık. Öyleyse, sen insanlar arasında hak ve adalet ile hükmet...."(sad-26)
Bu ayetede baktığımızda yine görüyoruz ki Allahu Teala Nübüvvet makamına sahip olan Hz. Davut(a.s)'u daha üst bir makama yükseltmiştir. Kuran-ı Kerim'e göre İmamet makamı da Nübüvvet makamı gibi ilahi bir makam olup Allah tarafından seçilmektedir.
Allahu Teala şöyle buyurur: Allah Teala'nın "Sen ancak bir uyarıcısın. Her milletin bir yol göstereni vardır(Rad-7)
İmametin İlahi bir makam olduğunu bu ayette bir kez daha gözler önüne serilmekte olduğunu görüyoruz. Resulullah(s.a.a) buyuruyor: ''Ümmetin içinde her zaman bir adil imam var olacaktır ki, hakimlerin tahrifini, batıl ehlinin bidatlerini ve cahillerin yorumlarını dinden uzaklaştırıp yok etsin.”(Bihar’ul-Envar, c. 33, s. 30, 46. hadis).
Nübüvvet makamına sahip olan peygamberler her türlü hatadan ve günahtan arındırılmış olup Masumdurlar.Buna müteakiben İmamet makamına sahip olanlarında masum oldukları kesinleşmiş oluyor. Zira İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: “Eşlerle ilgili hüküm ve nübüvvet dışında Peygamber için gerekli her şart bizim için de gereklidir.”Bihar’ul-Envar, c. 26, s. 317, 83. hadis.)
İnsanların içinde bir imamın bulunması insanların allahın emirlerini unutulmaması, İlahi adaletin sağlanması, İnsanların birlik içinde olması demektir. Kısacası İmam insanlara İlahi bir lütuftur. Nübüvvet makamına sahip olmayıpda direk imamet makamına sahip olan İmamlarda vardır. Allahu Teala tarafından seçilen ilki Hz.Ali(a.s) sonuncusu İmam Mehdi(a.f) olan 12 İmam Nübüvvet makamına sahip olmamasına rağmen insalara İmam(yol gösterici) olarak seçilmişlerdir.Peygamber evlatlarının imameti ayetler ve hadisler yoluyla bizlere bildirilmektedir. İNZAR AYETİ olarak bilinen Şuarâ suresinin 214. ayetinde "En yakın aşiretini uyar" buyurulmaktadır. Bunun üzerine Hz. Resulallah aileisini yemeğe davet etmiştir. Ebu Talip, Hamza, Abbas ve Ebu Leheb'in de bulunduğu kırk kişi Hz. Ebu Talib'in evinde toplanmıştır. O sırada Hz.Peygamber şöyle buyurmuştur:
"Ey Abdülmuttalip oğulları! Andolsun Allah'a ki; ben Arap gençleri arasında kendi kabilesine benim getirdiğim şeyden daha hayırlı bir şey getiren bir genci tanımıyorum. Ben sizin için dünya ve ahiret hayrını getirmişim. Allah beni, sizleri O'na davet etmekle görevlendirmiştir. Sizlerden kim benim bu görevimde bana yardım etmeye hazırdır ki, benim kardeşim, vasim ve sizin aranızda halifem olsun?"
Bu söz üzeirne kimseden ses çıkmamış sadece Hz.Ali(a.) Ayağa kalkmış ''Ey Allahın peygamberi ben varım'' demiştir. Hz. Peygamber ''Ey ali sen otur'' dye buyurduktan sonra üç defa aynı sözleri tekrarlamış ve Hz. Ali den başka icabet eden olmamıştır. Bunun üzerine Peygamber (s.a.a) "Bu benim kardeşim, vasim ve sizin aranızdaki halifemdir, onu dinleyin ve ona itaat edin(Taberi Tefsiri c.19 s. 68, Dürr-ül Mensur c.5 s.97, El-Mizan c.15 s.335)'' buyurmuştur.
TATHİR AYETİ
Ebu Talib'in torunu Abdullah Cafer'den şöyle nakledilmektedir: Resulullah (s.a.a) Allah'ın rahmetinin inmek üzere olduğunu görünce buyurdu ki: "Söyle yanıma gelsinler, söyle yanıma gelsinler!"
Safiyye: Kimler, ya Resulullah? diye sordu.
Resulullah: "Ehl-i Beyt'im: Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyn diye buyurdu..
Bu dört kişi huzuruna çıkınca Resulullah (s.a.a) üzerindeki abayı onların üstüne çekerek ellerini göğe kaldırıp şöyle buyurdu:
"Ya Rabbi! Bunlar benim Ehl-i Beytim'dirler. O halde Muhammed ve Ehl-i Beyti'ne selam gönder."
O sırada Allah Teala bu ayeti indirdi:
"Ey Ehl-i Beyt, gerçekten Allah, sizden her türlü pisliği gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister." (Ahzab/33)
SAKALEYN HADİSİ Büyük Ehl-i Sünnet bilginlerinden olan Tirmizi, Cabir b. Abdullah-i Ensari'den naklen şöyle diyor:(Sahih-i Tirmizi, c.13, s.199)
Resulullah (s.a.a) veda haccında, Arefe günü "Kasvi" adındaki devesinin üzerinde oturduğu halde şöyle buyurduğunu duydum:
"Ey millet! Ben kendimden sonra sizin aranızda öyle bir şey bırakıyorum ki, ona sarılacak olursanız asla sapmazsınız. O, Allah'ın kitabı ve itretim Ehl-i Beyt'imdir."
Tirmizi diyor ki: Bu hadisi Ebu Said-i Hudri, Zeyd b. Erkam ve Huzeyfe b. Useyd de rivayet etmişlerdir
GADİR-İ HUM
Resulullah (s.a.a) Mekke ve Medine arasında su alınan Gadir-i Hum denilen yerde bir hitabede bulunarak konuşması arasında şöyle buyurdu:
"Şunu bilin ki, ben de bir beşerim. Yakın zamanda Allah'ın elçisi gelecek ve ben davetine icabet edeceğim. Ben aranızda iki paha biçilmez şeyi bırakıyorum: O ikisinden biri içinde nur ve hidayet olan Allah'ın kitabıdır. Allah'ın kitabını alın ve ona sımsıkı sarılın ve... Diğeri ise Ehl-i Beyt'imdir..."
Başka bir hadiste Resulullah (s.a.a) den şöyle rivayet edilir. Allah’ın Resulullah’tan sonra insanlar üzerindeki hüccetleri on iki kişidir. Bunlar şunlardır:
1- Müminlerin Emiri, Hz. İmam Ali b. Ebî Talip (a.s).
2- Hz. İmam Hasan Mücteba (a.s).
3- Şehitlerin Efendisi, Hz. İmam Hüseyin (a.s).
4- Hz. İmam Ali b. Hüseyin (a.s).
5- Hz. İmam Muhammed b. Ali (a.s).
6- Hz. İmam Cafer b. Muhammed (a.s).
7- Hz. İmam Musa b. Cafer (a.s).
8- Hz. İmam Ali b. Musa (a.s).
9- Hz. İmam Muhammed b. Ali (a.s).
10- Hz. İmam Ali b. Muhammed (a.s).
11- Hz. İmam Hasan b. Ali (a.s).
12- Zamanın sahibi, asrımızda Allah’ın yeryüzündeki halifesi ve On Birinci İmam’ın oğlu olan Hz. İmam Mehdi (a.s).
Ayetler ve Hadislerdende anlaşıldığı üzere Peygamber efendimiz kendinden sonra İmam ALi(a.s)ı ve ondan sonra gelecek 11 imamı İnsanlara halifre ve Yol gösterici olarak bırakmıştır. Bunu hadislerle müslümanlara izah etmiştir. Allahın Salatı ve Selamı Onun üzerine Olsun Resulullah(s.a.)'ın Her fırsatta imameti zikretmiş insanlara aşılamaya çalışmış onlara sarılacakları zaman kurtuluşa erecekleri iki emanetten bahsetmiştir. Ehlibeyt Ve Kuran-ı Kerime uyanların kurtuluşa ereceklerini müjdelemiş.Sadece Kuran-ı Kerime ve Sadece Ehlibeyt'in olamayacağını Bunların beraber olup ayrılamaz oldukalarına işaret etmiştir. Zira İslam ismiyle İslamı yok etmeye çalışan İslam düşmanları İslamın yükselişini bir türlü kalblerine sığdıramayanlar, Dünyevi menfaatleri için insanları yalanlarıyla iftiralarıyla bu değerlerden uzaklaştırmayı başarmışlardır. Her zaman Ehlibeyt İmamlarının yanında bulunan onlara bağlı olan şia yı yok etmeye çalışmış zindanlarda toplu katliamlar yapmışlarıdır. Ehlibeyt ismini unutturmaya çalışmış camilerde ehlibeyte lanet okutturmuşlardır.
Salat ve Selam Hz. Muhammed(s.a.a) ve Ehlibeytinin üzerine olsun...
|